top of page
Ara

Annemin Plakları - ne şeytan memnun ne Allah razı (139. Bölüm)

  • Yazarın fotoğrafı: meltem alkur
    meltem alkur
  • 25 Haz 2024
  • 2 dakikada okunur

Güncelleme tarihi: 30 Tem 2024

Çetin Erker seslendirmesi eşliğinde dinleyiniz.


Ben nerede yaşadığımı umursamazdım.

Benim için tüm meskenler sadece gelip geçici şeylerdi.


Petra, Ürdün (2024).
Petra, Ürdün (2024)
Güven, içte olması gereken bir şeydi.

Çocukken yaşadığım yerde ise öyle hissetmiyordum. O sıralarda maddi şeyler çok önemliydi. Güvense ritüellere tabiydi. Güven içte bulunmuyordu. Dışımızdaki şeylere bağlıydı. Malımız, mülkümüz, yazlığımız, dostlarımız, gelirimiz, yiyip içtiklerimiz, annelerimiz, babalarımız ve tatillerimiz.


Sakkara, Mısır (2024)
Sakkara, Mısır (2024)

Şimdi ise güven duygusunu böyle tanımlamıyorum. Yalnızlık mutlaktır. Bundan gayrı her şey yanılsamadır. Asla problemlerden başka bir şey beklemeyeceksin. İyi şeyler olursa ne âlâ ama yalnızlıktan kurtulabileceğini hayal bile etmeyeceksin. Birliktelik hissi; din, politika, aşk ve sanatla yaratılabilir. Ama yalnızlık hâlâ oradadır. Yalnızlık hep oradadır. İnsanı zaman zaman yanıltan da bu birliktelik yanılsamasıdır. Ama bunun yalnızca bir yanılsama olduğunu unutmayacaksın. İşte böylece de her şey normale döndüğünde hayal kırıklığına kapılmazsın. Yalnızlığın hüküm sürdüğü bir evrende yaşadığının bilincinde olmalısın. Ağlayıp sızlamaktan da kurtulursun. İşte o anda kendini güvende hissedersin ve belli bir tatminle de her şeyin ne kadar da anlamsız olduğunu kabullenmeyi öğrenirsin. Böyle derken pes etmen gerektiğini söylemiyorum tabii. Elinden geldiğince devam edeceksin.


Gücünün yettiğince dayanacak pes etmekten daha iyi olduğu sürece de ilerleyeceksin.

Little Petra, Ürdün (2024)



İnsan, hayatının tamamını dört duvar arasında geçirebilir. Kendisini tutsak olarak hissetmediği müddetçe tutsak sayılmaz. Ama kainatın sonsuz büyüklüğünü, milyonlarca yıldızı, galaksiyi görüp onlara asla erişemeyeceğini bilen biri için koskoca dünya hapishaneden farksızdır. İdrak ettikleri şey, zamanın ve mekânın tutsaklığı haline getirir. Kendimize hayranlık duymanın kendi halimizden memnun olmanın tam da istediğimiz gibi bir kimse olduğumuzu hissetmenin hazları hususundaki imkânları ve sebepleri başkalarından temin ederiz. Bize kendimizi sevme zevkini bağışlamaları için yalvarırız başkalarına.

 



Giza, Mısır (2024)


Ağacın içindeki ağaçtan denizin içindeki denizden adanın içindeki adadan uzaklaşıp bir an, öyle yazar insan yazacaklarını. İnsan kendi içindeyken kendini yazamaz. Ama insan ne yazarsa yazsın hep kendini yazar. İnsan kendini kendinden çıkarak yazar. Ağacı, adayı, denizi yazan insan kendi içindeki ağacı, adayı, denizi yazar. Hapishaneyi yazan insan kendi içindeki hapishaneyi yazar. Yazan insan kendisinden çıkan insandır, kendisini terk edendir. Kendisini terk eden insan kendi içinde hapishaneyi taşımaz.






Hapishaneyi yazan insan hapishaneyi yazmaz.

Sen beni 66 yerimden kırarsın. Felç olurum kalbimin nice şükran yerinden. Bilinen bütün hastalıklardan bana karşı bir bulaşma var. Bunu hekimler heyeti, hipokratlar ve sinalar hoş karşılamayacak. İçliyim. Bilirsin ki içliyim. Sen nasıl bir yaratımsan artık dehre inat.


Âmâsı görüyor bu efsunu, duyuyor ahrazı. 

Mahe, Seyşeller (2022)
Ne şeytan memnun ne Allah razı.

תגובות


  • Instagram

Meltem Alkur

© 2023 by Inner Pieces.

Proudly created with Wix.com

İletişim

Yorum ve soruların için iletişime geçebilirsin.

Vakit ayırdığın için teşekkürler!

bottom of page